Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, yalnız Sivas’ın değil Anadolu Orta Çağ mimarisinin en özgün eserlerinden biridir. Cami, Mengücekli Ahmed Şah; bitişiğindeki darüşşifa ise eşi Turan Melek tarafından 13’üncü yüzyılda yaptırıldı. Baş mimar olarak Ahlatlı Hürremşah’ın adı öne çıkar. İki yapı dışarıdan güçlü bir taş kütle oluştururken içeride ibadet ve sağlık işlevlerini ayrı ama bütünleşik mekânlarda toplar.
Neden dünya mirası?
UNESCO, yapıyı 1985’te Dünya Miras Listesi’ne aldı. Eserin evrensel değerinde anıtsal cami ile iki katlı hastanenin birlikte tasarlanması, taş oyma bezemelerin olağanüstü niteliği ve örtü sisteminin özgünlüğü belirleyicidir. Özellikle kapılarda görülen kabartmalar yüzeyi neredeyse dantel gibi işler; buna rağmen hiçbir kapı diğerinin tekrarı değildir.
Kuzey, batı ve şah kapıları ile darüşşifa taç kapısı farklı karakterler taşır. Bitkisel biçimler, geometrik ağlar ve yazı kuşakları yalnızca dekor değildir; girişleri yapı içinde taşıdıkları anlama göre farklılaştırır. Günün değişen ışığı, derin oyulmuş taşta sürekli yeni gölgeler üretir.
İç mekânda görülecek ayrıntılar
- Caminin farklı tonoz ve kubbelerle kurulan zengin örtü sistemini başınızı kaldırarak izleyin.
- Ahşap minberin ince işçiliğini ve taş mihrapla kurduğu ilişkiyi inceleyin.
- Darüşşifanın orta mekânında su ve akustik düzeninin iyileştirici ortam düşüncesiyle bağını değerlendirin.
- Dış cephede kapıları tek tek görmek için yapının çevresini tam dolaşın.
Ziyaret öncesi planlama
Divriği, Sivas merkezden ayrı bir günlük gezi gerektirecek uzaklıktadır. Yapıda uzun süreli koruma ve restorasyon çalışmaları yürütülebildiğinden hangi bölümlerin ziyarete açık olduğu önceden doğrulanmalıdır. Ulu Cami’nin yanı sıra Divriği Kalesi çevresi, tarihî konaklar ve sokak dokusu için de zaman ayrılması geziyi tamamlar.