Eflâtun Cem Güney 1896’da Hekimhan’da doğdu; küçük yaşta ailesini kaybettikten sonra Sivas’taki yakınlarının yanına geldi. İlk ve orta öğrenimini Sivas’ta tamamladı. Şehrin masal, efsane, türkü ve halk anlatılarıyla kurduğu erken bağ, sonraki öğretmenlik ve yazarlık hayatının temel kaynaklarından biri oldu. Güney, halk arasında “Masal Babası” olarak tanındı.
Derlemek ile yeniden yazmak arasındaki çizgi
Sözlü bir masalı yazıya geçirmek yalnız duyulanı kelimesi kelimesine kaydetmek değildir. Anlatıcının sesi, tekrarlar, yerel kelimeler ve dinleyiciyle etkileşim yazıda farklı biçimde kurulur. Eflâtun Cem Güney, derlediği halk anlatılarını edebî bir dille yeniden işleyerek özellikle çocuk okura ulaştırdı. Bu yaklaşım masalların yayılmasını sağlarken özgün sözlü varyant ile yazarın düzenlediği metni ayırma gereğini de doğurur.
Onun eserlerinde Sivas yöresinin kelimeleri, benzetmeleri ve anlatım ritmi hissedilir. Yerel kültür, yalnız konu olarak değil cümle yapısı ve sesleniş biçimi olarak da metne girer.
Eğitimci ve kültür insanı
Güney farklı şehirlerde öğretmenlik yaptı; halk edebiyatı, masal ve çocuk yayıncılığı alanlarında çalıştı. Radyo programları anlatıcılığını geniş kitlelere taşıdı. Sivas’taki kültür dernekleri ve aydın çevreleriyle ilişkisi, Cumhuriyet’in ilk yıllarında yerel kültür araştırmalarının nasıl örgütlendiğini gösterir.
Bugün nasıl okunmalı?
Eflâtun Cem Güney’in metinleri hem edebî eser hem folklor tarihinin belgesi olarak okunabilir. Ancak anlatıların farklı yörelerdeki varyantlarını ve çağdaş çocuk yayıncılığı ölçütlerini de karşılaştırmak gerekir. Eserlerinden uzun alıntı veya yeniden yayım yapılırken telif hakları kontrol edilmelidir.